turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2011 Perşembe

Koca bir balon : İtalya


Bundan birkaç sene önce eşimle birlikte bi İtalya gezisi yaptık. Markete giderken bile kırk defa düşünen biz hangi amaçla ve kimin gazıyla bu geziyi yaptık hala hatırlamıyoruz. Heleki tarihten sürekli sıfır çeken birisinin hatta hatta çocuklarının doğum tarihini unutmamak için aynı gün doğuran birinin böyle bi geziye katılması ne büyük talihsizlik:)Bir ara tur rehberimizin mavi ekran vermesine sebep olan sorularımdan sonra kendisinin izne ayrıldığını öğrendim:) Biz yaptık siz yapmayın diye anlatiyim :)..

italy milano


Milano. Oranın Nişantaşı’sı. Sağlı sollu moda billbordları. Hatta bitanesinde bizim Sivaslı Cindy’nin resmi. Kapalı bi çarşıya girdik. Evet bizim kapalıçarşının full camdan yapılmışı. Herkes mimari özelliklerini anlamaya çalışırken ben hangi dangalak yapmış bunu nasıl siliyolar acaba diye tepki veren ilk kişiydim eminim:)





Göbekte koca bi kilise . Her bi yanı dosya teli açarken kırılmış tırnak gibi sivri sivri insanın törpü alıp düzeltesi geliyo. Dış cepheleri sürekli tadilatta. Sonra öğrendim ki bu her bi yanı oymalı kiliseler ponza taşına benzer bi taştan yapıldığından yağmurda sürekli eriyormuş. Ey gidi mermeri yola getiren Mimar Sinan Nur içinde yat sen:)




Colesium, yarısı yenmiş elma gibi şehrin göbeğinde, camlı çarşının aksine hiç camı olmayan pencerelerden oluşan kimin hangi akla hizmet yaptığı belli olmayan bi yapı. Sen tut senelerini ver binayı yap sonra bunda niye bu kadar pencere var çok soğuk olur diye vazgeç hiç üşenme binayı sökmeye kalk. Yani heralde öyledir:) rehber anlattı bişiler ama ben kulağımdan İpodu çıkarmayı unuttum:) Ya da binayı bitirmeye malzeme yetmedi. Ah bi pvc pencere sistemleri fabrikam olsaydı ihaleye girer köşe olurdum. Ahşap desenli yapardım, nerdeyse beyaz fiyatına:)

Oraya çıkıp pencereden atlayıp intihar etmek isteyen birini düşünsene, hangisinden atliyim diye düşünürken kararsızlıktan ölür:)





Venedik. Aman da aman aşıklar şehri. Kardeşim bi titre bi kendine gel. Adamların, yağmurda büyük kanal taşmış evleri sıcak yuvaları suların altında kalmış sen çekmiş yaldızlı kayığı altına aşk yaşıyosun, ayıptır günahtır. Lağım sularında kayıkla gezmenin, sudan küflenmiş pis evlerin arasında dolanmanın nesi romantik. Çok meraklısın madem alırsın hatunu Alibeyköy’de bi sağnak sonrası gezersin. İstanbul’da yağmur yağınca ''başkan uyuyormuuuuuuuu!!’’, Venedik’te yağınca ''oooo solemiiooo!!’’ .. O sölemio zaten sen sölüyosun :)




Aşk Çeşmesi. Birisinin hayrat amaçlı yaptığı bi çeşme olduğunu düşündüm öncesinde. Okadar kalabalığı Gevrekli yayla suyu açılışı şenliklerinde görmüştüm. Gelelim özelliklerine. 3 yol ağzına yapılmış. Yani ağzına yapılmış derken yolların kesiştiği yerle birleştiğin yerin orta kısmındaki yerin aman neyse cümleyi toplayamıycam nasıl anlarsanız öyle :) İçinde havluya sarılmış yaşlı amca heykelleri olduğuna göre kaplıca sanırım.Yani o amcalar ihrama girmedilerse eğer onlar hamam havlusu, orası da kaplıca:) Çeşme başına neden onca insan toplanır onu hiç anlayabilmiş değilim. Sudan içmiyosun. Elinde bidon da yok. Köy çeşmesi de diilki ağanın oğlu, muhtarın kızı geçsin iki laf et. Yanında sevgilisi olan havuza para atıp aşk diliyomuş. Eh attığın bozukluğa anca o yanındakini verirler sana:) Havuz problemi dedikleri şey bu işte :)



Şehrin her bi yanında ‘’Sanatın böylesine harkkhhh puhhhh!!’’ cinsinden heykel. Modanın cenneti ülkede heykeller çıplak. Etraflarına sarılmış 25 m lik kumaş görüntüsü var ama nasıl oluyosa hala çıplak görüküyolar.
Kardeşim o kadar üzüm bağınız var, akşama yaprak sarma isteyen beyiniz de yok, bi asma yaprağı da mı koyamadınız bu üryanlara:)



Eee karınlar acıktı. Turistler için iftar vakti. Ne yiyelim?? Rehber uyarır. Sakın pizza yemeyin!!. Çünkü dünyanın en berbat pizzaları italyadaymış:) İstanbul’dan yola çıkarken ''acaba lazım olur mu yanımıza yiyecek bişeyler alalım mıı??’’ dediğimde suratıma tip tip bakan eşim rehberin bu uyarısından sonra Küçük Emrah gibi bakmaya başladı:)



Piza kulesi. Pizzanın en kötüsünü yapan bu ülke ayıbının farkında olmak ve sürekli hatırlamak üzere kulesini dikmiş. Eh pizzası berbat olursa kulesi de yamuk olur tabi:)




En son tur rehberi, içinde kurtlardan bahsedilen mitolojik bi hikaye anlatırken nasılsa konu Ünlü modacı Gucci’ye geldi. Sadece başını ve sonunu dinlediğim için çelişkiye düşerek rehbere sorduğum soru otobüstekilerin yarılmasına neden oldu.. ''Nasıl yani kurt Gucci’yi mi yemiş? :))))